Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Film İncelemesi: Green Street Hooligans

   Sosyal psikolojide grup düşüncesi anlatılmak istense en kolay anlatım bu filmle olacaktır.    Uydumculuk, bireyin davranışlarını içinde bulunduğu grubun normlarını çekme eylemidir ve akranlar arasındaki toplumsal durumları neyin kabul edilebilir olduğunu belirlemek ve otoriteyi sorgulamak için kullanılır. Akranlar grupla beraber olumlu yaklaşırsa uyum yaşanır. Aksi durumu düşünürsek -yani grubun olumsuz yaklaşımını- kişi hala gruba dâhil olmaya devam eder. Gruptan dışlanmamak uğruna yine de yanlış olanı yapmaya veya hataya göz yummaya devam eder. Kişi normatif bir etki yüzünden boyun eğer. Kişi grupla fikir ayrılığına düşüp toplum tarafından reddedilmekten korkup infial yaratmaktansa kabullenmeye yatkın oluyor. Matt Buckner ‘da normatif sosyal etki görülür. Gruba dâhil olabilmek için kendine zıt olan kavga, küfür ve saldırganlık gibi davranışlara kendini yönlendirir ve buna zorlar.     Doğrusunu söylemek gerekirse filmdeki karakterin yani Matt Buckner’ın...

Film İncelemesi: My Night at Maud's

      Film hakkında konuşmadan önce filmde geçen bariz bir konunun üzerinde durmak gerek. Herkes hayatında illa ki Blaise Pascal ismini duymuştur.  Pascal; mucit, matematikçi, fizikçi, yazar ve filozoftur. Eminim ki çoğu kişi onun ismini matematik yüzünden biliyor. Bugün üzerine konuşacağımız konu 'Pascal Kumarı' dır. Biraz bahsedecek olursak, bu kumar Tanrı'ya inanıp inanmamakla ilgilidir. Şöyle ki Pascal'a göre; eğer Tanrı'ya inanıyorsan ve Tanrı gerçekten varsa sonsuz yarara sahip olursun aksi durumda eğer haksızsan çok bir şey kaybetmezsin ancak Tanrı'ya inanmıyorsan ve Tanrı gerçekten yoksa sınırlı bir yarar sağlarsın aksi takdirde eğer haksızsan sonsuz zarara uğrarsın.    Oldukça kafa karıştırıcı olan bu konuyu bir de tablo şeklinde ele alalım:                                Tanrı vardır                  Tanrı yoktur  ...

Film Denizi

''... müzede sergilenen antik bir vazoyu düşünün .Zamanında, yiyecek artıkları saklamak için kullanılıyordu ama şimdi anlamlı deseni ve eşsiz biçimiyle evrensel hayranlığın bir simgesi. Ve birdenbire, hiç de antik olmadığı dalgacı birinin arkeologları kandırdığı  anlaşılıyor.'' ''İstediğim şeyi, aslında istemediğimi nasıl bilebilirim? Ya da istemediğim şeyi istediğimi? Bunlar anlaşılması zor şeyler. Onları adlandırdığımız an, güneşte kalan bir deniz anası gibi erir, çözülür ve anlamları kaybolur. Bilincim, dünyayı kendi tarafına çekmek için vejetaryen olmak istiyor. Ve bilinçaltım bir parça et için çıldırıyor. Peki ben ne istiyorum?'' ''... her şeyin bir anlamı var. Anlamı ve sebebi.'' Stalker, Andrey Tarkovski

Film Denizi

    - İnsan duyguları sanat eserleri gibidir. Taklitler tamamen orijinal gibi gözükebilir.     - Taklit mi?     - Her şey taklit edilebilir, Virgil. Sevinç, acı, nefret, hastalık, şifa... Hatta... aşk. The Best Offer, Giuseppe Tornatore                                        

Film Denizi

           ''Bir keresinde bir arkadaşım şunu söylemişti: Yapacağın en kötü hata hayatın bekleme odasında gerçekten de uyuyorken yaşadığını düşünmektir.'' Waking Life, Richard Linklater

Film Denizi

                       ''Hayatında hiç acı olmazsa mutlu olduğunu nasıl anlayacaksın?''                                                                                                                    Siyah Adam    The Sunset Limited, Tommy Lee Jones

Film Denizi

''Bana insanı hiçliğe ve ölüme hazırlayan bir din göster. O dine katılabilirim işte. Seninki hayallerle, yanılgılarla ve yalanlarla dolu başka bir hayata hazırlıyor. İnsanları bir gün bile ölüm korkusu olmadan yaşamamaya mahkum ediyor. Diğer hayattan korkmak yerine bu kabusu kim isterdi?''                                                                                                                                            Beyaz Adam The Sunset Limited, Tommy Lee Jones