Ana içeriğe atla

Kayıtlar

anı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tablo

         Kalabalıklar içinde kalmış, gürültüden beslenen anıların olduğu o zamanda herkesin sesini kesip karşımdaki gerçek ve canlı tabloyu izledim. Eski zamanları andıran bir tablo gibiydi. O anı betimleyebilecek resim bilgimin olmaması üzücü. Ama o anı kelimelere dökmem gerekir. Altmışlarında yaşlı amca, yüzünde hayatın ona kalan mutluluğu, ellerinde hayatın ona bıraktığı ağırlığı vardı. Küçük çocuk -torunu olduğunu varsayıyorum-, hayatla tanışmamışcasına  çok mutluydu. Dedesinin hemen önünde kendi gibi küçük alanda zıplayıp mutluluğunu gizleyemiyordu. Hareketliliğini dedesinin cebinden çıkardığı o tarakla bozdu. Yaşlı adam, eski kıyafetlerine rağmen özenle giyinmişti ve çevresindeki insanlara saygısını böyle belli ediyordu belli ki. Cebindeki tarak eski mi yoksa yeni mi belli değildi ama zaten bunun pek bir önemi yoktu. Özenle taradığı saçları, elinde kalan son sevgiyle okşadı.        Neredeler, nasıllar ve kimler? Kim bilir. Bili...

Kısa Vedalar

                                                                             Sevdiğin insanı kaybetmek; bazen kalbinde bazen yanında. Değer verdiğin insanı unutmak; bazen isteyerek bazen istemeyerek.      '' Anneannene iyi bak. Benimki yaşasaydı sırtımda taşırdım onu.'' Tanımıyordum sözleri söyleyeni ama sözleri tanıyordum çok yakından, yanı başımdan. Sevgimizi göstermekte neden geç kalıyoruz, neden kaçınıyoruz? Neden zamansız zamanlarda farkına varıyoruz bazı şeylerin?       Birini sevdiğinizi özlediğiniz zaman anlamayın. Birine sevdiğinizi söylemek için kaybetmeyi beklemeyin. Birinden sevdiğiniz halde uzaklaşmayın. Bu üç cümle için geç kalınabilir.       Vedanın en güzeli son kez sevdiğini söyleyebilmektir. Bu zor şanstır. Herkesi kaybedermişce...

Küçük Çocuklar

                                                                        Yıllar geçmesine rağmen aklımdan silinmeyen bu anı hala kafamda tazeliğini koruyor. Arkadaşlarımla yolda yürürken yanımızdan annesi ve kardeşiyle bir yerlere giden çocuğun söyledikleriyle birbirimize anlamsızca baktık. Kardeşi ağlayan çocuk, kardeşine doğru tüm öğrenmişliğiyle : '' Şimdi istediğin gibi ağla büyüyünce ağlayamayacaksın zaten'' dedi. Büyük olasılıkların doğurduğu ihtimalle çevresindeki büyüklerin zor zamanlarında göz yaşlarını yuttuklarını görmüştü. İstemeden yanlış şeyler öğretmişlerdi o insanlar, o küçük çocuğa. Gözyaşlarından utanmayı öğretmişlerdi belki de. Ama yanlışı öğrendiği kesindi.         Gülerken utanmayan bunca insanın ağlarken saklanması ne anlamsız. Kim öğretmiştir bunca insana ağlamanın...

İyi İnsanlar Hala Hayatta

                                                                      Doğrusu bu kulağa çok yabancı ve yalancı geliyor. Şaşılır ki bu doğru. Birkaç gün önce arkadaşımla ''insanlardan ne kadar nefret ettiğimizden, onların ne denli kötü olduklarından'' bahsediyorduk. Tanrının bize cevabı güzel oldu. Tüm gün bir yılda görebileceğimiz kadar güzel insan gördük. Bence en önemlisi sokak sanatçısının gözümüze iliştirdiği o andı. Kemanın canlı sesi insanları yanına çağırmaya yetmiyordu. Keman kutusunda birkaç bozukluk ve bir kağıt paradan hariç adamın sanat aşkı vardı. Günün sonuna denk geldiği için verecek hiç paramız kalmamıştı. Cüzdanlarımızın boş olmasına gülerken sokak sanatçısına doğru yaklaşıp borç para isteyen genç dikkatimizi dağıttı. Sokak sanatçısı hiç tereddüt etmeden keman kutusundaki tek kağıt parayı o genc...